Ayfer's profileAYISIGI SOHBETLERİPhotosBlogLists Tools Help

AYISIGI SOHBETLERİ

Ben Ay'ın gölgesine saklandım.. Dünya çoook uzaklarda..." Ayışığı

SAYFAMA HOŞGELDİNİİZ:))

Ne çok şey birikmiş yüreğimin raflarında. Satır satır, dize dize özenle katlayıp atıyorum beyaz kâğıtlara ağırlık yapmasınlar diye...Yürekten yüreğe yol bulup okuyucuya ulaşabiliyorsa ve titriyorsa bir gizli köşesi yüreğinizin ne mutlu bana....Yüreğinizin dudaklarınızdan önce gülümsediği bir yaşamınızın olması dileğimle hoşgelip hoşgidiniz değerli konuğum....Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler.
Photo 1 of 13

Ayfer ERDOGAN

Occupation
Location
Interests
1959 İzmir-Karşıyaka doğumluyum.On üç yıldır İstanbul'dayım.Yirmi sekiz yıllık yuvam,yirmi yedi ve yirmi bir yaşlarında iki kızım var. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunuyum.Yirmi yıl gençlerle yürek yüreğe edebiyatı yaşadığım meslek hayatımın her ânından keyif aldıktan sonra 2006 yazında emekli oldum.Hayatım şiir ve sanatla iç içe geçiyor.Sorunlar aşmak içindir diyerek gülümsemeyi hiç unutmadan sadece şiirlerimde hüznün dillenmesine izin vererek, insana, insanca yaşamaya özen göstererek üç günümü geçiriyorum işte dünya üzerinde:))
Ben Ayışığı...
Kahvenizi, dertlerinizi, sevinçlerinizi alın,gelin...

Yürekten yüreğe yol varsa hemen yürümeye başlayın,ne duruyorsunuz?
Dostluğum, gülümseyerek karşılayacak şiir ve yazılarımda sizi...
October 13

Usulca Gitmelisin Yüreğimden

 
Usulca gitmelisin yüreğimden
Gittiğini ne şarkılar ne şiirler duymamalı
Dilinde benli tek bir söz kalmamalı
Karanlığına Ay doğmamalı
Işıksızlığında kaybolmalısın gecelerimin.

Usulca gitmelisin yüreğimden
Ellerinde ellerimin izi olmamalı
Sevdamızın tamamını almalısın
Hiçbir yaşamışlık kalmamalı.

Usulca gitmelisin yüreğimden
Gözlerimde gözlerin kalmamalı
Bendeki izlerini silmelisin
Geri dönmek mümkün olmamalı.

Usulca söndürmelisin sinedeki yangını
Yan(ıl)dığımdan
Haberim olmamalı.
                 Ayfer ERDOĞAN

July 29

Gönlümün Çınarıyla Gölgelendi İstanbul

 

Radyonun sesini açtım, içimin seslerini bastırsın diye

Huzur  hanemin  camları  kırıldı  dost elinden fırlatılmış bir taş ile

Güneşle vuruldum  yandı yine sinemin ucu

Göz yaşımı içtim  yanağımda  kaldı tuzu

 

Toprağımda   kurudu  gidenlerin ayak izleri

Umudumu  sardığım pamuklar da  tükendi

Mutluluk  diye aldıklarımın çoktan  bitmiş  son kullanma izni

Kaderin çiftliğinde  susuz  ürünsüz kaldım.

 

 

Hey  gidi koca şehir

Bıkmadın oyunlarından

Artık korkar oldum  yolcusuz  vagonlarımdan

Mutluluk  kayıp gitti bak yine kollarımdan

Issızlık  el sallıyor  yalnızlık istasyonlarından.

 

Yüreğimden  yükselen çığlıkların nihayet kesildi sesi

Şimdi  ağır tok bir ney  yükseliyor  sinemin duvarlarından

Huzuru  satın almalı bari daha da yaşlanmadan

Gün  batımına kıyılı  içimde,  yazık ki

 -deniz  bitti-

       Ayfer ERDOĞAN     

                                                                   

July 26

Sevda Çıkmazı

 

Yarım kalmayı  seçmişse sevdalılar

Dize   dize   savrulur,  sinedeki  alazlar

Gökyüzünde  yalnız gezenlere  yoldaştır artık

Yeryüzünde  boynu bükük  kalanlar.

 

Anılar bulutlanır   gözlerde

Yalnızlar  hep güneşi arar

Umutlar saklanır baharlara

Boğazda  düğümdür yaşanamayanlar.

 

İçten içe fısıldanır durmadan

‘Her yerde sen/ her şeyde  sen

Bilmem ki nasıl söylesem.’

 

Bazen gururdan  boğulur sözler

Bazen  çaresizlikten  sesi çıkmaz  kelimelerin  

Dilin 

      boynu

              bükülür.

 

Sevda  çıkmazında  sözcükler  küçücüktür.

                                  Ayfer ERDOĞAN

July 18

Gülümsemek Lazım Hayata

 

 

 

Sabah uyandığında

Gözlerin  güneşle kamaşıyorsa  halâ 

Sıcağını  hissediyorsan  teninde.

Yeni gün yeni hayat demektir

 

Gülümse.

 

Masandaki tabak  doluysa

Allah ne verdiyse

Ve   keyifle yiyebiliyorsan 

Sağlıklıysan

 

Gülümse.

 

Etrafın  doluysa

Ailen  dostların

Ve yanı başında  sevgiler varsa  bir de

 

Gülümse.

 

Para  pul , borç harç

Çekmesin seni  karanlığına

Asıl zenginliği kaçırmadan yaşa

Ruhunla,  sol yanınla

 

Gülümse.

 

Hayatı sadeleştirerek yaşamayı bil

Yazgının  dağılmış mürekkeplerinin

Seni boğmasına, rengini karalamasına  izin verme 

İyi düşün , iyilik  yaparak hafifle

Huzurla yıka   ne kadar sen varsa içinde

 

Gülümse.

 

Geldin gidiyorsun  işte

Yılları taç  yap kendine

Sonsuz karanlıktan önce

Gülmeler biriktir kendine

 

Gülümse…

                  Ayfer  ERDOĞAN

July 15

Bodrum Geceleri

 

Gündüzün şek şakrak  aydınlığından sonra

Gözlerinin  karası  dolar   gecelerine

Simsiyah   gökyüzünde  parıldayan kandildir yıldızlar

Kimi  göz kırpar  işveyle

Çoğu, gözyaşı gibi  kayıp  damlar   denize.

 

Adı ,  gülmelerin yanında  geçse de  Bodrum’un

Sevda  yangınları  parıldar  yakamoz yakamoz denizde.

 

Uzanıp , bir  dolu yıldız   tutmalı   en  parlağından

Sonra  eritip  yıldızları

Sürmeli  sineye

Sevdadan   kalan  ne varsa   silsin diye.

                                           Ayfer  ERDOĞAN

July 14

Bizden Sonra (Emel'e)

 
Koydum başımı kalbinin  üstüne
Bizli  tek tık  kalmamış  ne yazık.
Soğuk  uzak   kış  gibi  sözlerinde
Geceden kara  ışıksız gözlerinde
Mevsimine kapılmış  donuyorum
        Sen  hissetmiyorsun.
           
 Dolunay  dokunuyor  yüreğime
 Beyaz  halkasında  bizden kalanlar
        Sen  bilmiyorsun              
 
 Kokunla dolu  dallarımdan
Bir yalnızlık kuşu havalanıyor   kırık kanadıyla
     Sen görmüyorsun.
              
Yürekte hüzzamlar  bağırıyor, eskimeyen sızılarda
            Sen duymuyorsun.
 
 Biter elbet   bu sağanaklar
 Güneş  gülümser  gözlerime  yeniden sıcacık                       
                Canım sağ olsun…
                                                                   Ayfer ERDOĞAN
      
 
  
May 31

Vedasız

 

Mutlu olmak için kimseden yardım ummadı

Mutsuzluklar,  hep izni  süresince yaşandı

 

Hüngür hüngür  yüzüne  ağlamadı hiç

İçine  düştü  yağmurları

Kimselere  kıyamadı,

Vedasızdı.

 

Dünün kırgınlığına

Bugünün yorgunluğuna 

Erken gelene,

Geç kalmışlara inat

Ânın  güzelliğini  yakaladı.

 

Elinde, yaşamaya hevesli  yaralı  yüreği

Sabırla sevgiyle onu  beslemeye çabaladı.

                                                    Ayfer ERDOĞAN

May 30

Şiire Yükledi

  

Sevgisini şiire emanet edip,  gitti.

Yüreği ,  dizelerin sıcağındaydı şimdi

Üşümeyecek sinesindeki  yalnızlık köşesi

Titreyerek yapılan yolculukta,   yolun sonuna geldi.

 

Sevgisini 

      yüreğini

               özlemini

                       şiire  yükledi…

                                   

                                   Hafifledi.

                                         

                                              Ayfer ERDOĞAN

                                       

                                        

May 29

Paranteze Saklanmak

 

Onu  görür görmez

Doğruluverdi sinenizden yüreğiniz

Dur  demeler boşuna

Belirsiz bir yolun başındaydı  artık  sevda yolcusu.

 

Her şey , herkes  biraz  O,

Güneş, onun sıcağıyla  sokulurken   teninize

Kuş  sesleri, onun sesini  fısıldadı  kulağınıza

Şehir  bile onun güzelliğini  giymiş,

Nasıl da hoşlandınız baksanıza.

 

Yüreğinizdeki  yaramaz  çocuk

Ordan oraya koşuşurken neşeyle

Aydınlığınızın  içinde   daha bir güzelleşti  gülüşünüz,

Çocuk ellerin  oyuncak fenerinin  ışığı

Sihir  gibi, gözlerinizden hayatınıza dolunca.

 

Herkesten   pek çok

Sevdiğinizden  birazdı  yanınızda

Yine de yaşamak  daha  anlamlı

Dünya daha güzel geliyordu size

 

Noktaya sırtınızı  dönüp ,  hüzünlere virgüller  eklemekse sevda,

Vardınız!

Hayatınıza  bir mutluluk parantezi  açıp 

Siz , parantezin içinde kaldınız!

                                                Ayfer ERDOĞAN

May 11

Sustu(m)

 

Elindeki kalemi  tutup kırdılar şairin

Sustu kalem

Sustu  neşeyle şiirler  söyleyen yaprak  hışırtıları

Şiirin gözlerinden damladı

Bir bir  yazamadıkları.

 

Sustu kalem

Sustu dizelerdeki  yürek atışları

Aşkı  yanına düştü  kollarından önce

Sessiz çığlıklarla toprak oldu, yaşayamadıkları.

 

Elindeki kalemi alıp kırdılar şairin

...

                Ayfer ERDOĞAN

May 09

Sıcağının Buğulu Kokusuna Muhtacım (Anneme)

            

Seni andığında boynu bükülür içimdeki  beyaz gülün

Kelebek  misali renklerinle kamaşsa da gönül gözüm

Ömür denen  yolculuğun  ne kısa sürdü,  ah iki gözüm.

 

Seni andığımda  özlemenin  çağıldayan gürültüsüyle

Kulağı,  başka her şeye sağırlaşır gönlümün.

 

Sıcağının  o  buğulu  kokusu gelip  dondursa da 

Sokulurum yokluğunda  koynuna 

Gönüllüyüm.

 

Seni andığımda  bükülür  yüzümdeki  çocuk dudaklarım

Hasret yağmurlarımla ıslanmaktayım

 

Annem, gözlerinsiz  dipsiz karanlıktayım.

                                                  Ayfer ERDOĞAN

 
 
May 08

Gönül Pervazımda Bir Minik Kuş

 

Gönül pervazımda  bir minik kuş

Eski bir bahardan   türküler kalmış  sesinde

 

Oysa büyük bir yangın sonrasında şimdi  zaman.

Külleri soğumayı reddetmiş

Dumanı  sinemi  yakan.

 

Gönül pervazımda bir minik kuş

Titrek  küçük  yüreğiyle

Geçenlerin, gitmesinin önünde kanat çırpan.

 

Kaç sonbaharla  savrulup

Kaç yalnızlık kışında  ölümlerden  döndü oysa

Yine  de  göç etmedi  yeni baharlara

 

 

Sordum:

Sevileni değil, sevdamı beklerim’ dedi usulca.

Gökyüzü,  dedim bak masmavi ,uçsana!

 

Sokuldu  anılarının sıcağına

Gözündeki damlalar parladı yeniden.

 

 

Gönül

        Pervazımda

                          bir  

                            minik kuş

Göç etmeyi hiç bilmeyen.

                               Ayfer ERDOĞAN

April 27

KELEBEK DOKUNUŞU

 

Pınarlarındaki sular tam da kurumaya durmuşken

Yüreğinin  toprağına düşen cemreyle şaşırdı yalnızlığın.

 

Yaramaz bir çocuk,  tutuverince yüreğinin ellerinden,

Minik masum tebessümlerle aydınlandı karanlığın.

 

Büyüdü, küçücük dünyan, kahkahalarla doldu hücrelerin.

Sıcağında eridi,  sinene vurduğun  zincirlerin.

Güzelleştin. Onun gözleriydi  artık gözlerin.

 

Gece  yıldızlara, gündüz güneşe, ağaca, taşa başka türlü sevdalandın.

Rüyalı  uykulara dalıp,  tebessümlü  sabahlara uyandın.

 

Sihirli bir  kelebek  kanadıydı  yüreğine dokunan

Adını koyamadın.

                                             Ayfer ERDOĞAN

 
 
April 25

KAPANMIŞ DEFTERİN ORTASINDA BİR PAPATYA

 

Kapanmış  defterin ortasında kalakalmış  bir papatya

Kurumuş… Söylenmemiş sözler donmuş

Yaprakların dilinin ucunda.

 

Her bahar  suskunluğunu  bozma isteğiyle silkelenip

Sevdayı  yükler  kelebek kanatlarına

Özlemin sarı tozları bulaşır  hayata.

 

Kapanmış bir defterin

Ortasında

Bir

papatya.

Söyleyemediği sözler 

Yaprakların dilinin ucunda.

 

Seviyor

Sevmiyor

Se...

 

 

(fısıldar durur  rüzgâra)

              Ayfer  ERDOĞAN

April 23

SİZ AYNAYA KANDINIZ

 

Eski zamanlardan  bir bahar  gülüşüyle aydınlandı sabahınız.

Kenarı  yırtılmış bir fotoğraftan, gözlerinize baktınız

 

Özlemenin ağırlığına dayanamayıp 

Zamanı, bu güne sardınız

Kaybettiklerinizi,  yanıbaşınıza aldınız.

Bir mutlu tebessüm geldi  yerleşti  dudağınıza. 

 

Gözlerinizde sevinçler  uçuşuyordu, gördüm.

Hafıza aynanızda  gördüğünüz anla, bambaşkaydı  bakışlarınız

Gözlerinizin derininde tuzak uçurumlar

 

Siz aynaya kandınız.

                            Ayfer ERDOĞAN

 
 

BAHAR GELMİŞ DİYORLAR

 

Bahar  gelmiş  diyorlar

İçindeki yeşillikte koşan  deli tayların nerde

 

Gün  uzamış diyorlar

Açılsın artık üzerine kapanan  yapraklar.

 

Yüreği azad etme vakti  gelmiş geçiyor

Kırıver kilitlerini,  bak nasıl sabırsız  tuttuğun duygular.

 

Ömür gibi  kısacıktır  bahar,  a canım 

Kelebek misali uçuşsun sinen,  dökülmeden son yapraklar.

                                                                         Ayfer ERDOĞAN

April 22

UNUTTUĞUNU UNUTTUN! DEMEKTİR

 

Dilinin ucuna gelen  sözlere inat, suskunsan

Perdelerin ötesinde, hep aynı gözün bakışlarıysa, gözlerine dokunan

Cümlelerin  ona koşarken, aynada  bir başına -kalakalmışsan-

Şiir dizelerine sarılmışsan

İçin başka, dilin başka türkülerdeyse bir de.

 

'Unuttuğunu'

               unuttun! 

                            demektir.

 

Geç-git desen de, sevdan geçmeyecektir.

                                                Ayfer  ERDOĞAN

HATIRLASANIZA

 

Üzerinize kapattığınız kapınızın

Uzansanız tutuvereceğiniz kolu, mahzun.

 

Gün mü erken karardı

Siz mi kapattınız gözlerinizi aydınlığa?

 

Yıldızları kırpar taç yapardınız oysa gecelerinize.

Hani Ay  size şarkılar söyler, güneş göz kırpardı neşeyle.

 

Şimdi  karanlığınıza gömülmüş, oturuyorsunuz öylece.

Vazgeçmiş, çekilmişsiniz yalnızlığınıza.

 

Siz bu değilsiniz, hatırlasanıza!

                                   Ayfer  ERDOĞAN

 
 
December 14

Sürmeli Gözlerinizdeki Dost Işığını Çok Özleyeceğim

   
    Sizi ilk görüşümü hatırlıyorum
    Damatlıklar içinde mutlu bir yüzdünüz.
    Çocuk aklımla sizde ve beyazlar içindeki eşinizde
   ' Gözleri' demiştim her ikinizi böylesi yakıştıran o gözlerden etkilenmiştim.
    Kendinden sürmeli, içi ışık ışık  iki çift  gözdü güzel yüzlerinizi süsleyen.
  
     Sürmeli gözlerle baktınız  dünyaya
     Sürmeler sürünmelere dönüştü sonra
     Hasta  vücudunuza  direndiniz , on altı yıl!
     Gözlerinizdeki  halsiz ama pırıltılı  umut ışığıyla hafiflettiniz  çektiğiniz acıları.
   
     En çok  gülüşünüzü  sevdim ben, o mel'un  hastalığa direnişinizi  bir de.  Sevdiğinizle  omuz omuza verdiğiniz mücadele  dolu yıllarda, zaman zaman  yanınızda olup yaşama sevincinizi nasıl saklayabildiğinizi ve çevrenizdekilere yansıtışınızı  hayranlıkla izledim. Son bayramınızmış, elinizi  son öpüşüm  ve dostu görmenin sararmış yüzünüzü aydınlatan kocaman  gülüşünü  son  keyifle seyredişim. İyi ki buluşabilmişiz yoksa dinmezdi yüreğimdeki keşkelerim.
     Bu sabah  beşte kapatmışsınız gözlerinizi. Cennette  açılacaklar biliyorum.Çocukluğumun  gençliğimin  gülen yüzlü  güzel yürekli ağabeyi  yok artık. Gözlerim bir daha dostu görmenin sevincini böylesi aydınlık  bir gülüşle yüzünüzde göremeyecek ama yüreğim sevginizi hep hissedecek.
     Nurlarda yatın, rabbim rahmetini üzerinizden eksik etmesin sevgili ağabeyim.Solmuş gül
    
    
November 24

kutlama

untitled
 
Öğretmek fiilinin,  insan halidir öğretmenlik…
 
Öğretmenler  Günümüz kutlu olsun.Tüm yol arkadaşlarıma sevgiler..
October 06

Öyle Bir Noktada Kırılmış ki Gönlünün Sazı

agladmre1
 
 

Yollarını  kaplamışsa  kocaman çakıl taşların

Ayaklarını paramparça eder adımların.

İlerlemek, anlamından uzaklaşır

Durmaya varır koşmaların.

 

Kendini  vurup,  sermiş de olsan ayaklarının altına

Faydasız.

Hiçbir yere gitmiyor yolculukların.

 

Öyle bir noktada kırılmış ki gönlünün sazı

Hüzzam nağmelerle sarılı  yürek  sızıların

 

Ellerin gökyüzüne uzanmış

Ay  beyazında  halâ aklın

 

Bitmeyecek

Hayat okyanusundaki  nafile çırpınışların…

                                   Ayfer ERDOĞAN

August 17

Düşleriniz Vardı Sizin

düşeriniz vardı sizin
 
Düşleriniz vardı sizin
Kimselere anlatmadığınız
Yaklaştığınız her adımda
Savrulup… Uzağında kaldınız

Düşleriniz vardı sizin
Hiç ulaşamadığınız
Yürek çekmecenizde
Pare pare kırgınlıklarınızı çoğalttınız

Pembeleriniz vardı sizin hep karaya dönüşen
Giderek grileşti yalnızlığınız
Yatırıp yüreğinizin dizlerine
Hüznünüzün yaralarını sardınız.

Düşleriniz var! (dı) sizin.
Sessizce ümidin saçlarını taradınız...
                           Ayfer ERDOĞAN
August 14

Hüzzam Makamlı Bir Sevda Bitiyordu

MAHUR
 

Güneş yanıyordu

Şehir buram buram kan ter içinde.

Yangınının alazları savrulurken dört bir yana

Mahur makamlı bir akşam batıyordu

Sızlayarak yüreğinde.

 

Kadın yürüyordu

Kırgındı

Canı acıyordu

İçinde bir yerlerden ılgıt ılgıt kan sızıyordu

Adımlarının bıraktığı izlere.

 

 

Şehir  yanıyordu

Güneş buram buram kan ter içinde.

Hüzzam bakışlı bir sevda ağlıyordu

Kavrulan yüreğinde.

 

Gün
Geceye
Kadın
Yalnızlığa
Yalnızlık acılara dönmüşken yüzünü.
Akreple yelkovanın gözleri yerde.


Vakit ayrılığı gösteriyordu sessizce… 
                                   Ayfer ERDOĞAN

July 02

O Yürek Sizdiniz

image1
 
 
Naifti yüreğiniz
Kimi gözlerinizden giriverdi çalmadan kapınızı
Kimi kulağınızdaki melodili sesiyle süzüldü içeriye
Kimine dost kimine sevda dediniz de
Şöyle dolu dolu sarmalanamadı yüreğiniz

Siz zamandaşlarınıza göre fazla zariftiniz
‘Ne olmuş yani’ diyemediniz

Şimdi bir yap-boz var sinenizin solunda
Her giden, sizden bir şeyleri alıp saklarken kendine
Geri isteyemediniz.
Gönüllü parçalanışlarınızı,sessizce izlediniz .

Yine de pişmanlıkla kirletmediniz duygularınızı
‘’Uğurlarken, yüreğimin bir bölümü armağandır’’ dediniz.
İçinizdeki sevgiden sürüp kanayan yerlerinize
Yeniden sevmeler için yüreğinizi iyileştirdiniz.

Eksilse de tükenmemeliydi
Tükenmediniz.

O yürek, sizdiniz…
                 Ayfer  ERDOĞAN


28.0cak.2008
ist
Baharsız şiirler 1

Yürek Çatlaması

 
image
 
Çizik, yalnız yüreğinin yalancı tebessümlerinde kuruttun
pınarlarından akan suyu

Bir gül açtı dallarında
Yaşamaya hevesle
Sulamayı bilemedin
Yaprağa yazık oldu

Işık ışıktı gözlerin
Kaşlarının altında
Güzellikler göremedin
Işığa yazık oldu

Sevdalı sözler birikti
Hep dilinin ucunda
Kilidini çözemedin
Sözlere yazık oldu

Hadi
Mutluymuşsun gibi yap yine!
Yüreğindeki sızıyı duymazdan gel
Her zamanki maharetinle.

Çocuk gözlerine dön mesela
Aynadan taşsın masum bakışların
Duvarlarına çarpmasın dikkat et
Aynandaki yalancı tebessümün kırılmasın.

Yarım kalmış gönlün gibi derme çatma eklemeler yap hayat türküne
Ve
mırıldanma!
Söyle
bağıra çağıra!
Suskunluklarına inat, avazın çıktığınca boşalsın yıllardır saklananlar!

Hadi bir gün özgürlük ver yüreğe mühürlenmiş sessiz çığlıklarına!
                                                                Ayfer  ERDOĞAN

 

Windows Media Player

Photo 1 of 49
More albums (1)
Hoş gelip Hoş gidiniz değerli konuğum
No list items have been added yet.