| Ayfer's profileAYISIGI SOHBETLERİPhotosBlogLists | Help |
|
October 13 Usulca Gitmelisin YüreğimdenUsulca gitmelisin yüreğimden Gittiğini ne şarkılar ne şiirler duymamalı Dilinde benli tek bir söz kalmamalı Karanlığına Ay doğmamalı Işıksızlığında kaybolmalısın gecelerimin. Usulca gitmelisin yüreğimden Ellerinde ellerimin izi olmamalı Sevdamızın tamamını almalısın Hiçbir yaşamışlık kalmamalı. Usulca gitmelisin yüreğimden Gözlerimde gözlerin kalmamalı Bendeki izlerini silmelisin Geri dönmek mümkün olmamalı. Usulca söndürmelisin sinedeki yangını Yan(ıl)dığımdan Haberim olmamalı. Ayfer ERDOĞAN July 29 Gönlümün Çınarıyla Gölgelendi İstanbulRadyonun sesini açtım, içimin seslerini bastırsın diye Huzur hanemin camları kırıldı dost elinden fırlatılmış bir taş ile Güneşle vuruldum yandı yine sinemin ucu Göz yaşımı içtim yanağımda kaldı tuzu
Toprağımda kurudu gidenlerin ayak izleri Umudumu sardığım pamuklar da tükendi Mutluluk diye aldıklarımın çoktan bitmiş son kullanma izni Kaderin çiftliğinde susuz ürünsüz kaldım.
Hey gidi koca şehir Bıkmadın oyunlarından Artık korkar oldum yolcusuz vagonlarımdan Mutluluk kayıp gitti bak yine kollarımdan Issızlık el sallıyor yalnızlık istasyonlarından.
Yüreğimden yükselen çığlıkların nihayet kesildi sesi Şimdi ağır tok bir ney yükseliyor sinemin duvarlarından Huzuru satın almalı bari daha da yaşlanmadan Gün batımına kıyılı içimde, yazık ki -deniz bitti- Ayfer ERDOĞAN
July 26 Sevda ÇıkmazıYarım kalmayı seçmişse sevdalılar Dize dize savrulur, sinedeki alazlar Gökyüzünde yalnız gezenlere yoldaştır artık Yeryüzünde boynu bükük kalanlar.
Anılar bulutlanır gözlerde Yalnızlar hep güneşi arar Umutlar saklanır baharlara Boğazda düğümdür yaşanamayanlar.
İçten içe fısıldanır durmadan ‘Her yerde sen/ her şeyde sen Bilmem ki nasıl söylesem.’
Bazen gururdan boğulur sözler Bazen çaresizlikten sesi çıkmaz kelimelerin Dilin boynu bükülür.
Sevda çıkmazında sözcükler küçücüktür. Ayfer ERDOĞAN July 18 Gülümsemek Lazım Hayata
Sabah uyandığında Gözlerin güneşle kamaşıyorsa halâ Sıcağını hissediyorsan teninde. Yeni gün yeni hayat demektir
Gülümse.
Masandaki tabak doluysa Allah ne verdiyse Ve keyifle yiyebiliyorsan Sağlıklıysan
Gülümse.
Etrafın doluysa Ailen dostların Ve yanı başında sevgiler varsa bir de
Gülümse.
Para pul , borç harç Çekmesin seni karanlığına Asıl zenginliği kaçırmadan yaşa Ruhunla, sol yanınla
Gülümse.
Hayatı sadeleştirerek yaşamayı bil Yazgının dağılmış mürekkeplerinin Seni boğmasına, rengini karalamasına izin verme İyi düşün , iyilik yaparak hafifle Huzurla yıka ne kadar sen varsa içinde
Gülümse.
Geldin gidiyorsun işte Yılları taç yap kendine Sonsuz karanlıktan önce Gülmeler biriktir kendine
Gülümse… Ayfer ERDOĞAN July 15 Bodrum GeceleriGündüzün şek şakrak aydınlığından sonra Gözlerinin karası dolar gecelerine Simsiyah gökyüzünde parıldayan kandildir yıldızlar Kimi göz kırpar işveyle Çoğu, gözyaşı gibi kayıp damlar denize.
Adı , gülmelerin yanında geçse de Bodrum’un Sevda yangınları parıldar yakamoz yakamoz denizde.
Uzanıp , bir dolu yıldız tutmalı en parlağından Sonra eritip yıldızları Sürmeli sineye Sevdadan kalan ne varsa silsin diye. Ayfer ERDOĞAN July 14 Bizden Sonra (Emel'e)Koydum başımı kalbinin üstüne
Bizli tek tık kalmamış ne yazık.
Soğuk uzak kış gibi sözlerinde
Geceden kara ışıksız gözlerinde
Mevsimine kapılmış donuyorum
Sen hissetmiyorsun.
Dolunay dokunuyor yüreğime
Beyaz halkasında bizden kalanlar
Sen bilmiyorsun
Kokunla dolu dallarımdan
Bir yalnızlık kuşu havalanıyor kırık kanadıyla
Sen görmüyorsun.
Yürekte hüzzamlar bağırıyor, eskimeyen sızılarda
Sen duymuyorsun.
Biter elbet bu sağanaklar
Güneş gülümser gözlerime yeniden sıcacık
Canım sağ olsun…
Ayfer ERDOĞAN
May 31 VedasızMutlu olmak için kimseden yardım ummadı Mutsuzluklar, hep izni süresince yaşandı
Hüngür hüngür yüzüne ağlamadı hiç İçine düştü yağmurları Kimselere kıyamadı, Vedasızdı.
Dünün kırgınlığına Bugünün yorgunluğuna Erken gelene, Geç kalmışlara inat Ânın güzelliğini yakaladı.
Elinde, yaşamaya hevesli yaralı yüreği Sabırla sevgiyle onu beslemeye çabaladı. Ayfer ERDOĞAN May 30 Şiire YüklediMay 29 Paranteze SaklanmakOnu görür görmez Doğruluverdi sinenizden yüreğiniz Dur demeler boşuna Belirsiz bir yolun başındaydı artık sevda yolcusu.
Her şey , herkes biraz O, Güneş, onun sıcağıyla sokulurken teninize Kuş sesleri, onun sesini fısıldadı kulağınıza Şehir bile onun güzelliğini giymiş, Nasıl da hoşlandınız baksanıza.
Yüreğinizdeki yaramaz çocuk Ordan oraya koşuşurken neşeyle Aydınlığınızın içinde daha bir güzelleşti gülüşünüz, Çocuk ellerin oyuncak fenerinin ışığı Sihir gibi, gözlerinizden hayatınıza dolunca.
Herkesten pek çok Sevdiğinizden birazdı yanınızda Yine de yaşamak daha anlamlı Dünya daha güzel geliyordu size
Noktaya sırtınızı dönüp , hüzünlere virgüller eklemekse sevda, Vardınız! Hayatınıza bir mutluluk parantezi açıp Siz , parantezin içinde kaldınız! Ayfer ERDOĞAN May 11 Sustu(m)Elindeki kalemi tutup kırdılar şairin Sustu kalem Sustu neşeyle şiirler söyleyen yaprak hışırtıları Şiirin gözlerinden damladı Bir bir yazamadıkları.
Sustu kalem Sustu dizelerdeki yürek atışları Aşkı yanına düştü kollarından önce Sessiz çığlıklarla toprak oldu, yaşayamadıkları.
Elindeki kalemi alıp kırdılar şairin ... … Ayfer ERDOĞAN May 09 Sıcağının Buğulu Kokusuna Muhtacım (Anneme)Seni andığında boynu bükülür içimdeki beyaz gülün Kelebek misali renklerinle kamaşsa da gönül gözüm Ömür denen yolculuğun ne kısa sürdü, ah iki gözüm.
Seni andığımda özlemenin çağıldayan gürültüsüyle Kulağı, başka her şeye sağırlaşır gönlümün.
Sıcağının o buğulu kokusu gelip dondursa da Sokulurum yokluğunda koynuna Gönüllüyüm.
Seni andığımda bükülür yüzümdeki çocuk dudaklarım Hasret yağmurlarımla ıslanmaktayım
Annem, gözlerinsiz dipsiz karanlıktayım. Ayfer ERDOĞAN May 08 Gönül Pervazımda Bir Minik KuşGönül pervazımda bir minik kuş Eski bir bahardan türküler kalmış sesinde
Oysa büyük bir yangın sonrasında şimdi zaman. Külleri soğumayı reddetmiş Dumanı sinemi yakan.
Gönül pervazımda bir minik kuş Titrek küçük yüreğiyle Geçenlerin, gitmesinin önünde kanat çırpan.
Kaç sonbaharla savrulup Kaç yalnızlık kışında ölümlerden döndü oysa Yine de göç etmedi yeni baharlara
Sordum: ‘Sevileni değil, sevdamı beklerim’ dedi usulca. Gökyüzü, dedim bak masmavi ,uçsana!
Sokuldu anılarının sıcağına Gözündeki damlalar parladı yeniden.
Gönül Pervazımda bir minik kuş Göç etmeyi hiç bilmeyen. Ayfer ERDOĞAN April 27 KELEBEK DOKUNUŞUPınarlarındaki sular tam da kurumaya durmuşken Yüreğinin toprağına düşen cemreyle şaşırdı yalnızlığın.
Yaramaz bir çocuk, tutuverince yüreğinin ellerinden, Minik masum tebessümlerle aydınlandı karanlığın.
Büyüdü, küçücük dünyan, kahkahalarla doldu hücrelerin. Sıcağında eridi, sinene vurduğun zincirlerin. Güzelleştin. Onun gözleriydi artık gözlerin.
Gece yıldızlara, gündüz güneşe, ağaca, taşa başka türlü sevdalandın. Rüyalı uykulara dalıp, tebessümlü sabahlara uyandın.
Sihirli bir kelebek kanadıydı yüreğine dokunan Adını koyamadın. Ayfer ERDOĞAN April 25 KAPANMIŞ DEFTERİN ORTASINDA BİR PAPATYAKapanmış defterin ortasında kalakalmış bir papatya Kurumuş… Söylenmemiş sözler donmuş Yaprakların dilinin ucunda.
Her bahar suskunluğunu bozma isteğiyle silkelenip Sevdayı yükler kelebek kanatlarına Özlemin sarı tozları bulaşır hayata.
Kapanmış bir defterin Ortasında Bir papatya. Söyleyemediği sözler Yaprakların dilinin ucunda.
Seviyor Sevmiyor Se...
(fısıldar durur rüzgâra) Ayfer ERDOĞAN April 23 SİZ AYNAYA KANDINIZEski zamanlardan bir bahar gülüşüyle aydınlandı sabahınız. Kenarı yırtılmış bir fotoğraftan, gözlerinize baktınız
Özlemenin ağırlığına dayanamayıp Zamanı, bu güne sardınız Kaybettiklerinizi, yanıbaşınıza aldınız. Bir mutlu tebessüm geldi yerleşti dudağınıza.
Gözlerinizde sevinçler uçuşuyordu, gördüm. Hafıza aynanızda gördüğünüz anla, bambaşkaydı bakışlarınız Gözlerinizin derininde tuzak uçurumlar
Siz aynaya kandınız.
Ayfer ERDOĞAN BAHAR GELMİŞ DİYORLARBahar gelmiş diyorlar İçindeki yeşillikte koşan deli tayların nerde
Gün uzamış diyorlar Açılsın artık üzerine kapanan yapraklar.
Yüreği azad etme vakti gelmiş geçiyor Kırıver kilitlerini, bak nasıl sabırsız tuttuğun duygular.
Ömür gibi kısacıktır bahar, a canım Kelebek misali uçuşsun sinen, dökülmeden son yapraklar. Ayfer ERDOĞAN April 22 UNUTTUĞUNU UNUTTUN! DEMEKTİRDilinin ucuna gelen sözlere inat, suskunsan Perdelerin ötesinde, hep aynı gözün bakışlarıysa, gözlerine dokunan Cümlelerin ona koşarken, aynada bir başına -kalakalmışsan- Şiir dizelerine sarılmışsan İçin başka, dilin başka türkülerdeyse bir de.
'Unuttuğunu' unuttun! demektir.
Geç-git desen de, sevdan geçmeyecektir. Ayfer ERDOĞAN HATIRLASANIZAÜzerinize kapattığınız kapınızın Uzansanız tutuvereceğiniz kolu, mahzun.
Gün mü erken karardı Siz mi kapattınız gözlerinizi aydınlığa?
Yıldızları kırpar taç yapardınız oysa gecelerinize. Hani Ay size şarkılar söyler, güneş göz kırpardı neşeyle.
Şimdi karanlığınıza gömülmüş, oturuyorsunuz öylece. Vazgeçmiş, çekilmişsiniz yalnızlığınıza.
Siz bu değilsiniz, hatırlasanıza! Ayfer ERDOĞAN December 14 Sürmeli Gözlerinizdeki Dost Işığını Çok Özleyeceğim Sizi ilk görüşümü hatırlıyorum
Damatlıklar içinde mutlu bir yüzdünüz.
Çocuk aklımla sizde ve beyazlar içindeki eşinizde
' Gözleri' demiştim her ikinizi böylesi yakıştıran o gözlerden etkilenmiştim.
Sürmeli gözlerle baktınız dünyaya
Sürmeler sürünmelere dönüştü sonra
Hasta vücudunuza direndiniz , on altı yıl!
Gözlerinizdeki halsiz ama pırıltılı umut ışığıyla hafiflettiniz çektiğiniz acıları.
En çok gülüşünüzü sevdim ben, o mel'un hastalığa direnişinizi bir de. Sevdiğinizle omuz omuza verdiğiniz mücadele dolu yıllarda, zaman zaman yanınızda olup yaşama sevincinizi nasıl saklayabildiğinizi ve çevrenizdekilere yansıtışınızı hayranlıkla izledim. Son bayramınızmış, elinizi son öpüşüm ve dostu görmenin sararmış yüzünüzü aydınlatan kocaman gülüşünü son keyifle seyredişim. İyi ki buluşabilmişiz yoksa dinmezdi yüreğimdeki keşkelerim.
Bu sabah beşte kapatmışsınız gözlerinizi. Cennette açılacaklar biliyorum.Çocukluğumun gençliğimin gülen yüzlü güzel yürekli ağabeyi yok artık. Gözlerim bir daha dostu görmenin sevincini böylesi aydınlık bir gülüşle yüzünüzde göremeyecek ama yüreğim sevginizi hep hissedecek.
Nurlarda yatın, rabbim rahmetini üzerinizden eksik etmesin sevgili ağabeyim.
November 24 kutlama |
|
|