| Ayfer's profileAYISIGI SOHBETLERİPhotosBlogLists | Help |
AYISIGI SOHBETLERİBen Ay'ın gölgesine saklandım.. Dünya çoook uzaklarda..." Ayışığı
May 31 VedasızMutlu olmak için kimseden yardım ummadı Mutsuzluklar, hep izni süresince yaşandı
Hüngür hüngür yüzüne ağlamadı hiç İçine düştü yağmurları Kimselere kıyamadı, Vedasızdı.
Dünün kırgınlığına Bugünün yorgunluğuna Erken gelene, Geç kalmışlara inat Ânın güzelliğini yakaladı.
Elinde, yaşamaya hevesli yaralı yüreği Sabırla sevgiyle onu beslemeye çabaladı. Ayfer ERDOĞAN May 30 Şiire YüklediMay 29 Paranteze SaklanmakOnu görür görmez Doğruluverdi sinenizden yüreğiniz Dur demeler boşuna Belirsiz bir yolun başındaydı artık sevda yolcusu.
Her şey , herkes biraz O, Güneş, onun sıcağıyla sokulurken teninize Kuş sesleri, onun sesini fısıldadı kulağınıza Şehir bile onun güzelliğini giymiş, Nasıl da hoşlandınız baksanıza.
Yüreğinizdeki yaramaz çocuk Ordan oraya koşuşurken neşeyle Aydınlığınızın içinde daha bir güzelleşti gülüşünüz, Çocuk ellerin oyuncak fenerinin ışığı Sihir gibi, gözlerinizden hayatınıza dolunca.
Herkesten pek çok Sevdiğinizden birazdı yanınızda Yine de yaşamak daha anlamlı Dünya daha güzel geliyordu size
Noktaya sırtınızı dönüp , hüzünlere virgüller eklemekse sevda, Vardınız! Hayatınıza bir mutluluk parantezi açıp Siz , parantezin içinde kaldınız! Ayfer ERDOĞAN May 11 Sustu(m)Elindeki kalemi tutup kırdılar şairin Sustu kalem Sustu neşeyle şiirler söyleyen yaprak hışırtıları Şiirin gözlerinden damladı Bir bir yazamadıkları.
Sustu kalem Sustu dizelerdeki yürek atışları Aşkı yanına düştü kollarından önce Sessiz çığlıklarla toprak oldu, yaşayamadıkları.
Elindeki kalemi alıp kırdılar şairin ... … Ayfer ERDOĞAN May 09 Sıcağının Buğulu Kokusuna Muhtacım (Anneme)Seni andığında boynu bükülür içimdeki beyaz gülün Kelebek misali renklerinle kamaşsa da gönül gözüm Ömür denen yolculuğun ne kısa sürdü, ah iki gözüm.
Seni andığımda özlemenin çağıldayan gürültüsüyle Kulağı, başka her şeye sağırlaşır gönlümün.
Sıcağının o buğulu kokusu gelip dondursa da Sokulurum yokluğunda koynuna Gönüllüyüm.
Seni andığımda bükülür yüzümdeki çocuk dudaklarım Hasret yağmurlarımla ıslanmaktayım
Annem, gözlerinsiz dipsiz karanlıktayım. Ayfer ERDOĞAN May 08 Gönül Pervazımda Bir Minik Kuş
Gönül pervazımda bir minik kuş Eski bir bahardan türküler kalmış sesinde
Oysa büyük bir yangın sonrasında şimdi zaman. Külleri soğumayı reddetmiş Dumanı sinemi yakan.
Gönül pervazımda bir minik kuş Titrek küçük yüreğiyle Geçenlerin, gitmesinin önünde kanat çırpan.
Kaç sonbaharla savrulup Kaç yalnızlık kışında ölümlerden döndü oysa Yine de göç etmedi yeni baharlara
Sordum: ‘Sevileni değil, sevdamı beklerim’ dedi usulca. Gökyüzü, dedim bak masmavi ,uçsana!
Sokuldu anılarının sıcağına Gözündeki damlalar parladı yeniden.
Gönül Pervazımda bir minik kuş Göç etmeyi hiç bilmeyen. Ayfer ERDOĞAN April 27 KELEBEK DOKUNUŞUPınarlarındaki sular tam da kurumaya durmuşken Yüreğinin toprağına düşen cemreyle şaşırdı yalnızlığın.
Yaramaz bir çocuk, tutuverince yüreğinin ellerinden, Minik masum tebessümlerle aydınlandı karanlığın.
Büyüdü, küçücük dünyan, kahkahalarla doldu hücrelerin. Sıcağında eridi, sinene vurduğun zincirlerin. Güzelleştin. Onun gözleriydi artık gözlerin.
Gece yıldızlara, gündüz güneşe, ağaca, taşa başka türlü sevdalandın. Rüyalı uykulara dalıp, tebessümlü sabahlara uyandın.
Sihirli bir kelebek kanadıydı yüreğine dokunan Adını koyamadın. Ayfer ERDOĞAN April 25 KAPANMIŞ DEFTERİN ORTASINDA BİR PAPATYAKapanmış defterin ortasında kalakalmış bir papatya Kurumuş… Söylenmemiş sözler donmuş Yaprakların dilinin ucunda.
Her bahar suskunluğunu bozma isteğiyle silkelenip Sevdayı yükler kelebek kanatlarına Özlemin sarı tozları bulaşır hayata.
Kapanmış bir defterin Ortasında Bir papatya. Söyleyemediği sözler Yaprakların dilinin ucunda.
Seviyor Sevmiyor Se...
(fısıldar durur rüzgâra) Ayfer ERDOĞAN April 23 SİZ AYNAYA KANDINIZ
Eski zamanlardan bir bahar gülüşüyle aydınlandı sabahınız. Kenarı yırtılmış bir fotoğraftan, gözlerinize baktınız
Özlemenin ağırlığına dayanamayıp Zamanı, bu güne sardınız Kaybettiklerinizi, yanıbaşınıza aldınız. Bir mutlu tebessüm geldi yerleşti dudağınıza.
Gözlerinizde sevinçler uçuşuyordu, gördüm. Hafıza aynanızda gördüğünüz anla, bambaşkaydı bakışlarınız Gözlerinizin derininde tuzak uçurumlar
Siz aynaya kandınız.
Ayfer ERDOĞAN BAHAR GELMİŞ DİYORLARBahar gelmiş diyorlar İçindeki yeşillikte koşan deli tayların nerde
Gün uzamış diyorlar Açılsın artık üzerine kapanan yapraklar.
Yüreği azad etme vakti gelmiş geçiyor Kırıver kilitlerini, bak nasıl sabırsız tuttuğun duygular.
Ömür gibi kısacıktır bahar, a canım Kelebek misali uçuşsun sinen, dökülmeden son yapraklar. Ayfer ERDOĞAN April 22 UNUTTUĞUNU UNUTTUN! DEMEKTİRDilinin ucuna gelen sözlere inat, suskunsan Perdelerin ötesinde, hep aynı gözün bakışlarıysa, gözlerine dokunan Cümlelerin ona koşarken, aynada bir başına -kalakalmışsan- Şiir dizelerine sarılmışsan İçin başka, dilin başka türkülerdeyse bir de.
'Unuttuğunu' unuttun! demektir.
Geç-git desen de, sevdan geçmeyecektir. Ayfer ERDOĞAN HATIRLASANIZAÜzerinize kapattığınız kapınızın Uzansanız tutuvereceğiniz kolu, mahzun.
Gün mü erken karardı Siz mi kapattınız gözlerinizi aydınlığa?
Yıldızları kırpar taç yapardınız oysa gecelerinize. Hani Ay size şarkılar söyler, güneş göz kırpardı neşeyle.
Şimdi karanlığınıza gömülmüş, oturuyorsunuz öylece. Vazgeçmiş, çekilmişsiniz yalnızlığınıza.
Siz bu değilsiniz, hatırlasanıza! Ayfer ERDOĞAN December 14 Sürmeli Gözlerinizdeki Dost Işığını Çok Özleyeceğim Sizi ilk görüşümü hatırlıyorum
Damatlıklar içinde mutlu bir yüzdünüz.
Çocuk aklımla sizde ve beyazlar içindeki eşinizde
' Gözleri' demiştim her ikinizi böylesi yakıştıran o gözlerden etkilenmiştim.
Sürmeli gözlerle baktınız dünyaya
Sürmeler sürünmelere dönüştü sonra
Hasta vücudunuza direndiniz , on altı yıl!
Gözlerinizdeki halsiz ama pırıltılı umut ışığıyla hafiflettiniz çektiğiniz acıları.
En çok gülüşünüzü sevdim ben, o mel'un hastalığa direnişinizi bir de. Sevdiğinizle omuz omuza verdiğiniz mücadele dolu yıllarda, zaman zaman yanınızda olup yaşama sevincinizi nasıl saklayabildiğinizi ve çevrenizdekilere yansıtışınızı hayranlıkla izledim. Son bayramınızmış, elinizi son öpüşüm ve dostu görmenin sararmış yüzünüzü aydınlatan kocaman gülüşünü son keyifle seyredişim. İyi ki buluşabilmişiz yoksa dinmezdi yüreğimdeki keşkelerim.
Bu sabah beşte kapatmışsınız gözlerinizi. Cennette açılacaklar biliyorum.Çocukluğumun gençliğimin gülen yüzlü güzel yürekli ağabeyi yok artık. Gözlerim bir daha dostu görmenin sevincini böylesi aydınlık bir gülüşle yüzünüzde göremeyecek ama yüreğim sevginizi hep hissedecek.
Nurlarda yatın, rabbim rahmetini üzerinizden eksik etmesin sevgili ağabeyim.
November 24 kutlamaOctober 06 Öyle Bir Noktada Kırılmış ki Gönlünün SazıYollarını kaplamışsa kocaman çakıl taşların Ayaklarını paramparça eder adımların. İlerlemek, anlamından uzaklaşır Durmaya varır koşmaların.
Kendini vurup, sermiş de olsan ayaklarının altına Faydasız. Hiçbir yere gitmiyor yolculukların.
Öyle bir noktada kırılmış ki gönlünün sazı Hüzzam nağmelerle sarılı yürek sızıların
Ellerin gökyüzüne uzanmış Ay beyazında halâ aklın
Bitmeyecek Hayat okyanusundaki nafile çırpınışların… Ayfer ERDOĞAN August 17 Düşleriniz Vardı SizinDüşleriniz vardı sizin
Kimselere anlatmadığınız Yaklaştığınız her adımda Savrulup… Uzağında kaldınız Düşleriniz vardı sizin Hiç ulaşamadığınız Yürek çekmecenizde Pare pare kırgınlıklarınızı çoğalttınız Pembeleriniz vardı sizin hep karaya dönüşen Giderek grileşti yalnızlığınız Yatırıp yüreğinizin dizlerine Hüznünüzün yaralarını sardınız. Düşleriniz var! (dı) sizin. Sessizce ümidin saçlarını taradınız... Ayfer ERDOĞAN August 14 Hüzzam Makamlı Bir Sevda BitiyorduGüneş yanıyordu Şehir buram buram kan ter içinde. Yangınının alazları savrulurken dört bir yana Mahur makamlı bir akşam batıyordu Sızlayarak yüreğinde.
Kadın yürüyordu Kırgındı Canı acıyordu İçinde bir yerlerden ılgıt ılgıt kan sızıyordu Adımlarının bıraktığı izlere.
Şehir yanıyordu Güneş buram buram kan ter içinde. Hüzzam bakışlı bir sevda ağlıyordu Kavrulan yüreğinde.
Gün July 02 O Yürek SizdinizNaifti yüreğiniz Kimi gözlerinizden giriverdi çalmadan kapınızı Kimi kulağınızdaki melodili sesiyle süzüldü içeriye Kimine dost kimine sevda dediniz de Şöyle dolu dolu sarmalanamadı yüreğiniz Siz zamandaşlarınıza göre fazla zariftiniz ‘Ne olmuş yani’ diyemediniz Şimdi bir yap-boz var sinenizin solunda Her giden, sizden bir şeyleri alıp saklarken kendine Geri isteyemediniz. Gönüllü parçalanışlarınızı,sessizce izlediniz . Yine de pişmanlıkla kirletmediniz duygularınızı ‘’Uğurlarken, yüreğimin bir bölümü armağandır’’ dediniz. İçinizdeki sevgiden sürüp kanayan yerlerinize Yeniden sevmeler için yüreğinizi iyileştirdiniz. Eksilse de tükenmemeliydi Tükenmediniz. O yürek, sizdiniz… Ayfer ERDOĞAN 28.0cak.2008 ist Baharsız şiirler 1 Yürek ÇatlamasıÇizik, yalnız yüreğinin yalancı tebessümlerinde kuruttun pınarlarından akan suyu Bir gül açtı dallarında Yaşamaya hevesle Sulamayı bilemedin Yaprağa yazık oldu Işık ışıktı gözlerin Kaşlarının altında Güzellikler göremedin Işığa yazık oldu Sevdalı sözler birikti Hep dilinin ucunda Kilidini çözemedin Sözlere yazık oldu Hadi Mutluymuşsun gibi yap yine! Yüreğindeki sızıyı duymazdan gel Her zamanki maharetinle. Çocuk gözlerine dön mesela Aynadan taşsın masum bakışların Duvarlarına çarpmasın dikkat et Aynandaki yalancı tebessümün kırılmasın. Yarım kalmış gönlün gibi derme çatma eklemeler yap hayat türküne Ve mırıldanma! Söyle bağıra çağıra! Suskunluklarına inat, avazın çıktığınca boşalsın yıllardır saklananlar! Hadi bir gün özgürlük ver yüreğe mühürlenmiş sessiz çığlıklarına! Ayfer ERDOĞAN June 27 Enginde Yavaş Yavaş Aralandı An(c)ılarYüreğine batıp sızlatan acıyı
Umut cımbızıyla usulca tutup Çıkardı. Tarihi yok Faili belli Üzerinde yılların pası Ve iğnesi eğri. Aklıyla alıp iğneyi Yaşamanın altın suyuna batırdı. Anılar damladı sarı sarı. Hafıza teybine dokundu eli Ardı ardına duyuldu şarkılar: ‘Ben hep seni, mazideki halinle tanırdım’ ‘Sabret gönül bir gün olur bu hasret biter’ ‘Enginde yavaş yavaş günün minesi soldu’ Elindeki İğnenin Gözü parlıyordu. Kulağında şarkılar Çırpınıp durdu özlemelerin tuzlu nehrinde sabaha kadar… Ayfer ERDOĞAN 11.Ocak.2008 ist Baharsız şiirler 1 June 20 Ben Sevmenin Kokusunu İlk Sende Öğrendim (Annem'e)Sıcacık bir sihirle değerdi ellerin Başımdaki uğultular dinerdi Huzurla sakinleşen saçlarım kalırdı o dokunuşlardan Gözlerinin sevgi çağlayanında yıkanırdı gözlerim Bakışların hep üzerimde hep yüreğimdeydi Bilirdim. Kokunu hiç silmedi, kıyamadı yüzümün orta yeri Ben sevmenin kokusunu ilk sende öğrendim. Taze meyve-gül-karanfil karışımı Güneşle yıkanmak gibi bir şeydi. Şimdilerde buğusunda dinleniyor sık sık özlemli yüreğim O kokudan bende kalanları özenle saklayıp Yavrularıma yönlendirdim. Anne demeye susuz dillerim Yavrum demeyi öğrendi ama Gittiğinden Beri Yarımım şu dünyada. İçimdeki küçük kızın gözleri sana ağlıyor halâ. Ayfer ERDOĞAN Yine Bahar gelecek mi Baba Yürek ParkımaYine bahar gelecek mi baba yürek parkıma Bu beyaz soğuk gidecek mi salıncaklarımdan Kırmızısı bulaşacak mı yanaklarıma mutluluk güneşinin Sevdanın buğulu kokusuyla bir güzel yıkanacak mı içim yeniden. Hiçbir yere varmayan yolculuklardan yoruldum baba Yara bere içinde her yanım Ellerinden tutar mısın yine güçlü ellerinle yalnızlığımın. Yaşamak kadar uzakken bana, uzanır mısın toprağından Okşar mısın yaralarını kanatlarımın Sol yanımın çizikleri derin izler bırakıyor yüzümde artık Can kırıklarım kırgınlıklarıma batıyor. Yüreğim kanıyor baba, canım çok acıyor. Yine güneş vuracak mı baba daralmış bağrıma... Yüreğimi ışıtacak mı bunca üşümüşlükten sonra Yağmurlarımın kurağında gülüşlerimle ıslanacak mı göz pınarlarım. Baba! sıcağına muhtacım… Ayfer ERDOĞAN Düş GezginiDi’li geçmiş zincirler sarsa da dört yanını Düşlerdedir bir gözü hâlâ Üşüdüğü rüzgârlarda savrulur Kırılmaktan hiç bıkmayan yüreği Çorak avuçları; ………Uçmaya hevesli Hiç büyümeyen bir düş kuşu ………Durmadan kanat çırpan. Yine de Bir elinde gökyüzü maviliği Öbüründe yıldızlar. Uzanıp almaya gücü olmasa da Işık ışık, gözlerinde yansırlar. Dallarına hüzün yürümüş Tek Gövdesi kalmış koca çınar Bin bir renkli yeşilleri, düşlerinde kucaklar. Eteklerinde Zamansız koparılmış Umut renkli çiçekler var… Ayfer ERDOĞAN Akrep SokmasıGözlerinden … hafifçe …………süzüldü Kulağından ruhuna akan melodi Üfledi usulca, geçmişten bir nefes, Kor alev aldı Eski bir saatin akrep sokmasıyla Yine canı çok yandı. Oysa aydınlık bir sabahtı Hani, her şey de yolundaydı! Şarkılar dedi içinden Ah bu şarkılar Yalancı huzura molalardı. Eli kısma düğmesine uzandı ………İçindeki ………… Uğultular …………………hızlandı. Vurdu yüreğini sessizliğe Ortalık toz dumandı. Silkeleyip üstünü başını Şöyle bir toparlandı Özenle katlayıp kaldırdı sararan sayfaları yürek sandığına Kapağını kapattı. İlk Değildi Bu biliyordu Son da olmayacaktı… Bir dahaki akrep sokmasına kadar Her şey yolundaydı! Ayfer ERDOĞAN |
||||||||
|
Hoş gelip Hoş gidiniz değerli konuğum
|
|||||||
|
|